Duydunuz mu? İstanbul’da 7-8-9-Kasım’da tam üç gün süren bir
deprem yaşandı ? İnanmadınız mı? Gerçekten oldu. “Tatbikat”
deyip geçmeyin yer yerinden oynadı.
Bayrampaşa,Bağcılar,Kartal, Maltepe’ de yaşayanlara sorsanız
tam bir depremdi yaşananlar. Yollar tıkalıydı. İş
makineleri,ambulanslar,cenaze arabaları,kurtarma
ekipleri,resmi kıyafetli görevliler her yerde kol
geziyordu...Tam bir deprem gibi geliyordu orada yaşayanlara,
ancak insanoğlu her şeye alışıyor derler ya! Onlar da hemen
alışmışlardı.İkinci gün bir gaz sızması ihbarına kriz
merkezin yönlendirmesiyle çıkmıştık. Fabrikayı
Bayrampaşa’nın sokaklarında ararken hiç kimseye sormamamıza
rağmen bir vatandaş işaret parmağı ile gösterdi. “Deprem
şurada oldu kızım.” Alışmışlardı işte!
İstanbul 112 ve UMKE (Ulusal Medikal Kurtarma
Ekibi) olarak Katıldığımız ilk tatbikat değildi,eminim sonda
olmayacak.Halk şimdi nasıl alışmışsa bizim personelimiz
zaten önceden deneyimliydi: Kesintisiz çalışmaya,ambulans da
24 saat oturmaya, bulduğunu yemeye,çadırda yatmaya,soğuğa
dayanmaya......
Tatbikat alanlarında olağan dışı olaylarda
kullandığımız malzemelerimiz (4 adet çelik konstrüktör ,2
adet şişme 40 metrekarelik çadırlar, 4 adet jeneratör, 4
adet Yataklı poliklinik,ameliyathane labaratuar medikal
tır,150 kampet, her personelin afet çantası ) ile beraber
10 Ambulans hazırdı.İstanbul tatbikatına İran ve Pakistan
depremlerine katılmış,Nato,Agit gibi büyük organizasyonlarda
yer almış deneyimli 112 ambulans ekiplerimiz ve UMKE(Ulusal
Medikal Kurtarma Ekibi) timlerimizden oluşan yaklaşık 55
personel katıldı..
7 Kasım 2006 saat: 11:05’de deprem oldu ve
biz ilk yaralıları kurmuş olduğumuz triaj çadırlarına
getirmeye başladık.Triaj kelimesinin anlamını duymamış olan
şu ana kadar hep acil dışında çalışan ancak deprem
tatbikatında görevlendirilen sağlık personellerine triajın
nasıl yapılacağını anlattık.Zaten tatbikatların amaçlarından
bir tanesi de öğrenmek ve öğretmek değil mi?
Bu arada bazı kurumların çalışanları olağan
dışı duruma pek alışık olmasalar gerek sa:11:05’de olan
depremden sonra o, koşturma ve o, hengame içinde sa:12:00
sularında “biz nerede yemek yiyeceğiz?” diye
sorularını yetkili görünen herkese sormaya
başladılar.Protokol ve sağlık tedbirleri görevlerinde
saatlerce yemek yiyemeyen,bazen ard,arda çıkılan hastalardan
dolayı ambulansında her zaman yedek sandviçler bulunduran
112 ambulans ekipleri için bu soru komikti.
İstanbul tatbikatında sağlıkçı olarak sadece
istanbul personeli yoktu.Gerçekten afet olsa bize kimler
ulaşacaksa onlar da bizimleydi.Tekirdağ,Bursa,Kocaeli
UMKE’li(Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi) kardeşlerimiz de bize
yardıma gelmişti.Bölge sorumlusu olduğumuz için zaten ortak
tatbikatlar yaptığımızdan dolayı tanıdığımız kişilerle ortak
çalışmamız uyumluydu.İşte tatbikatların en güzel tarafı
,başka kurumlarla tanışıp olağan dışı durumlarda ortak
çalışabilmeyi sağlamak.
İstanbul tatbikatının bizim için anlamlı bir tarafı daha
vardı? Uzun süredir kurmuş olduğumuz NBC(Nükleer,Biolojik,Kimyasal
silahlardan
korunma) Timimiz kendi arasında tatbikatlar ve eğitimler
yapıyordu ancak ilk defa halkla iç içe bir tatbikata
katıldı.
NBC (Nükleer,Biolojik,Kimyasal) Kıyafeti ile
personeli gören çocuklar “Aaaa...Bakın depreme uzaylılar
da gelmiş”diye şaşkınlıklarını belirttiler.
Tatbikatı halkla iç içe yaşamakta güzeldi
çünkü deprem olsa zaten hep beraber olacaktık.
Sanırım ikinci gündü Bayrampaşa bölgesinde ki
bir esnaftan alışveriş yaparken dükkan sahibi benim
üzerimdeki Sağlık Bakanlığı UMKE montumun üzerinde yazan
DOKTOR yazısına ve yorgun yüzüme bakarak sordu: “Sizde 24
saat çalışanlardan mısınız?” Cevap verdim: “Hayır,ben
24 saat çalışanlardan değilim.” Adamın, cevabımdan sonra
biraz rahatlamasını bekledim ve ekledim. “Ben 72 saat
çalışacaklardanım.”Dükkan sahibinin saygısını görmenizi
isterdim. Bakkal dükkanında yaşlı bir teyzecik vardı.
Dayanamadı sordu: “Tatbikat yaptıklarına göre deprem
mutlaka olacak” “teyze” dedim. “Tatbikat
yapmamış olsak deprem olmayacak öyle mi? Bak 17 Ağustos’dan
önce yapmamıştık gene de oldu.”
Deprem tatbikatından sağlık çalışanları
olarak çıkarılacak sonuçlar:
1) Deneyim
her yerde olduğu gibi burada da öncelikli.
2)
Olağan dışı olaylarda görev
alacak sağlık çalışanları için ,normal hayatlarında akut
olaya cevap vermek görevleri olan sağlık çalışanlarında(112
ve UMKE) başlarına neler gelebileceğini daha iyi
bildiklerinden görev yapmaları daha kolay...
3) Olağan
dışı olayları sadece tatbikatta gören sağlık personeline
bilinçlendirilme eğitimleri verilmeli.
4) Her
zaman ve her yerde olduğu gibi lojistik hazırlığın değeri
bir kez daha ortaya çıktı.
Neticede İstanbul deprem
tatbikatının ardından söylenecek son sözler:
Zaman her şeyin ilacıdır demişler.Oysa
zaman unutmayı değil alışmayı öğretir. Önemli olan güzel
şeyleri yasamak değil,yaşananları unutmamak. 17 Ağustos’u
unutmadık sadece deprem fikri ile yaşamaya alıştık.İşte bu
yüzden de her zaman hazır olmaya çalışıyoruz.Tatbikat
deneyimlerimizi de unutmayacağız.Evet, tatbikatta yorulduk
ancak tatbikatlar hayat karartmak için değil,aydınlatmak
içindir.
“ Tatbikat”
kelimesi biraz “112 Ambulans servisine” benzer Allah
başımızdan eksik etmesin ama ona da muhtaç etmesin.İnşallah
bundan sonra depreme sadece tatbikatlarda rastlarız.
DR.SEMA
SELVİOĞLU
112 AMBULANS SERVİSİ
KOMUTA MERKEZİ ŞEFİ
UMKE( ULUSAL MEDİKAL KURTARMA
EKİBİ) EĞİTMENİ
11/12/2006 112man |