TIBBİ HİZMETLERİN KÖTÜ
UYGULANMASINDAN DOĞAN SORUMLULUK KANUNU TASARISI
BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç, Kapsam ve Tanımlar
Amaç
Madde:1- Bu Kanunun amacı, sağlık personelinin koruyucu,
teşhis, tedavi ve rehabilite edici standart tıbbi uygulamayı
yapmaması, mesleki bilgi ve beceri eksikliği veya hastaya tedavi
vermemesi ile oluşan zararlar ile ilgili sorumluluğa ilişkin usul ve
esaslar ile bu zararları önleyici ve sağlık hizmetlerini geliştirici
mekanizmaları düzenlemektir.
Kapsam
Madde:2- Bu Kanun, kamuya ve özel hukuk gerçek veya tüzel
kişilerine ait ve her ne ad altında olursa olsun hastalıktan
korunma, tıbbi teşhis, tedavi ve müdahale ile bu maksatlara yönelik
yardımcı faaliyetlerde bulunulan yerlerde, fiili olarak çalışan
hekim, diş hekimi, biyolog, eczacı, psikolog, veteriner hekim,
fizyoterapist, diyetisyen, sağlık memuru, laboratuar teknisyeni,
röntgen teknisyeni, diş teknisyeni, hemşire, ebe, çocuk gelişimci,
protezci, optisyen ve diğer sağlık personelinin tıbbi amaçlı
müdahale ve uygulamaları ile bu işlemlerden doğabilecek hukuki ve
cezai sorumluluğu kapsar.
Diğer kanunlarda yer alan sorumluluğa ilişkin genel hükümler
saklıdır.
Başa Dön
Tanımlar
Madde:3- Bu Kanun’da geçen;
Acil hasta: Mümkün olabilecek en kısa sürede tıbbi hizmete
ihtiyacı olan ve acilen tıbbi müdahalede bulunulmadığı takdirde ölüm
veya bedeni veya ruhi bakımdan geçici veya kalıcı zararlara
uğrayabilecek kişiyi,
Advers tepki: Hastalıktan korunma, teşhis, tedavi veya insan
vücudunun bir fizyolojik fonksiyonunun değiştirilmesi, düzeltilmesi
veya ıslahı amacıyla bir farmasötik ürünün insanlarda normal
dozlarda kullanılması halinde ortaya çıkabilecek zararlı ve
istenmeyen tepkiyi,
Bakanlık: Sağlık Bakanlığı’nı
Bakan: Sağlık Bakanı’nı,
Bilgi ve beceri eksikliği olan tıbbi uygulamalarda mesleki bilgi
veya el becerisi ile donatılmamışlık halini,
Bilgilendirerek izin alma:Hekimin, hastanın sağlık durumu ve
konulan teşhis, önerilen tedavi yönteminin ve müdahalenin türü,
başarı şansı ve süresi, tedavi yönteminin riskleri, verilen
ilaçların kullanışı ve muhtemel yan etki ve advers tepkileri,
tedaviyi kabul etmeme durumunda hastalığın meydana getireceği
sonuçlar, varsa tedavi seçenekleri ve riskleri konularında
bilgilendirip, hastanın tereddüdü olan konulardaki sorunlarını
anlayacağı bir dille cevapladıktan sonra hastadan alınan sözlü veya
yazılı izni,
Girişime dayalı tıbbi tetkik ve tedavi:Tetkik için vücuttan kan
alınması hariç olmak üzere, teşhis ve tedavi amaçlı olarak insan
vücuduna herhangi bir yoldan özel araç ve gereçlerle girilerek
vücudun belli bir bölgesinin incelenmesi, parça alınması, tıbbi
gereç yerleştirilmesi, müdahalede bulunulması, vücuda tıbbi maddeler
verilmesi işlemlerini,
Hasta: Sağlık personelinin tıbbi hizmetine ihtiyaç duyan kişiyi,
Hasta Hakları: Hastanın, uluslar arası hukuk ve iç hukuktan
kaynaklanan haklarını,
Hekim: Hastaya doğrudan veya dolaylı tıbbi hizmet vermek üzere
yurt içindeki veya yurt dışındaki tıp fakültelerinden veya diş
hekimliği fakültelerinden birisinden mezun edildikten sonra
diploması Bakanlık tarafından onaylanarak meslek icrasına izin
verilen kişiyi,
Kurul: Bu Kanun uyarınca Bakanlıkça gerekli görülen hallerde
sorumluluk sınırları belli edilmek kaydıyla kurulan Tıbbi Kötü
Uygulama ve İzleme ve Uzlaştırma Kurullarını,
Meslek kuruluşu:Kanunla kurulan tıp mesleği ile ilgili meslek
birliklerini ve kuruluşlarını,
Muayene protokolü: Hastalık teşhisinde uyulması gereken muayene
basamaklarını,
Müdavi hekim: Kamuya ve özel hukuk kişilerine ait sağlık kurum
ve kuruluşları ile özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösteren ve
gerçek veya tüzel kişilere ait hastane, poliklinik, dispanser,
sağlık kabini, muayenehane, laboratuar ve her ne ad altında olursa
olsun tıbbi teşhis, tedavi ve müdahale ile bu maksada matuf yerlerde
hastasına tıbbi hizmet veren hekimi,
Ötanazi: Kişinin tabii yollar dışında, tedavinin kesilmesi,
hayatı sonlandırıcı bir yöntem veya madde kullanımı veya bu maksadı
sağlayacak herhangi bir yol ile hayatına son verilmesi talebinin
sağlık personelince yerine getirilmesini,
Sağlık personeli: Kamu ve özel hukuk kişilerine ait sağlık kurum
ve kuruluşlarında, muayenehanelerde ve sair yerlerde hastalara tıbbi
hizmet vermeye yetkili ve görev, yetki ve sorumlulukları Bakanlıkça
tanımlanmış kişiyi,
Sağlık kurumu: Kamu ve özel hukuk kişilerine ait olup tıbbi
hizmet veren yataklı tedavi kurumlarını,
Sağlık kuruluşu: Kamu ve özel hukuk kişilerine ait olup tıbbi
hizmet veren ve sağlık kurumu dışında kalan bütün birimleri,
Sigorta: Bu Kanun uyarınca sağlık personelince ve özel hukuk
kişilerine ait sağlık kurum ve kuruluşlarınca yaptırılacak zorunlu
mesleki mali sorumluluk sigortasını,
Sigorta şirketi: Sağlık personelinin zorunlu mali sorumluluk
sigortasını yapmaya yetkili şirketleri,
Standart tıbbi uyulama: Bilimsel olarak kabul edilmiş tıbbi
uygulama kurallarına uygun olarak yapılan işlemleri,
Terminal safha: Tıp biliminin ve teknolojisinin bütün imkanları
kullanıldığı halde hastanın iyileştirilmesinin mümkün olmadığı ve
ölüme giden durumu,
Tıbbi hizmet: Kamu ve özel hukuk kişilerine ait sağlık kurum ve
kuruluşlarında ve her ne ad altında olursa olsun sair yerlerde
verilen koruyucu hekimlik, tıbbi teşhis, tedavi, müdahale, tetkik,
tahlil ve rehabilite edici hizmetleri,
Tıbbi kötü uygulama: Sağlık personelinin, kasıt veya kusur veya
ihmal ile standart uygulamayı yapmaması, bilgi veya beceri eksikliği
ile yanlış veya eksik teşhiste bulunması veya yanlış tedavi
uygulaması veya hastaya tedavi vermemesi ile oluşan ve zarar meydana
getiren fiil ve durumu,
Tıbbi rapor: Hastanın, yetkili sağlık personeli tarafından
muayene edilmesinden sonra düzenlenen ve hastanın durumunu ve bu
duruma uygun olarak yapılması gereken iş ve işlemler ile öneri veya
kanaati belirleyen belgeyi,
Tıbbi uygulama yetki belgesi: Münhasıran bir tıbbi girişim ile
ilgili görülen örgün teorik ve pratik eğitim sonunda yeterliliği
kanıtlanmış sağlık personeline söz konusu girişimi ferdi olarak
yapabileceğini belirten ve Bakanlık veya yetki verdiği makamlardan
alınmış izin belgesini,
Üst Kurul: Bu Kanun’la teşkil edilen ve Bakanlık bünyesinde
görev yapan Tıbbi Kötü Uygulama İzleme ve Uzlaştırma Üstü Kurulu’nu,
Vekil hekim: Müdavi hekimin görevinden geçici olarak ayrıldığı
hallerde müdavi hekim yerine hastanın tıbbi hizmetini üstlenen
hekimi,
Yan etki: Bir farmasötik ürünün insanlarda normal dozlarda
kullanılması halinde, ürünün farmakolojik özellikleri sebebiyle
ortaya çıkabilecek istenmeyen etkiyi,
ifade eder.
Başa Dön
İKİNCİ BÖLÜM
Tıbbi Hizmetlerde Temel Prensipler
Hasta haklarına saygı
Madde:4- Sağlık personelleri, insan hayatına, sağlığına,
hastanın kişiliğine, iç hukuktan ve milletlerarası hukuktan doğan
haklarına saygı ve mesleklerinin gerektirdiği azami dikkat ve
ihtimamı göstermekle yükümlüdür.
Yaşama hakkı ve ötanazi
Madde:5- Hiçbir tıbbi mülahaza ile kişinin yaşama hakkını
ihlal edecek müdahalede bulunulamaz. Ötanazi yasaktır.
Terminal safhadaki hasta ile ilişkiler
Madde:6- Hekim, terminal safhada bulunan ve tıbbi yardıma
ihtiyacı olan hastasının acısının dindirilmesine öncelik vererek
tedaviye devam eder.
Muayene etme zorunluluğu
Madde:7- Hekim, acil vakalar hariç olmak üzere, hastasını
bizzat muayene etmeden tedavisini başlatamaz.
Tıbbi hizmet verilen yerlerde her hastaya muayene protokolünün
uygulanabileceği kadar süre ayrılabilmesi için gerekli tedbirler
alınır.
Tıbbi hizmet verme yetkisi
Madde:8- Tıbbi hizmetler, özel mevzuatı ile
yetkilendirilmiş sağlık personelince verilir. Özellikle tıbbi
uygulamalar, bu konuda yetki belgesi almış sağlık personelince
yapılır.
Tıbbi Uygulama Yetki Belgesi alma usul ve esasları, Bakanlıkça
çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
Cinsel muayene yaptırma
Madde:9- Sağlık personeli, cumhuriyet başsavcılıkları
veya mahkemeler dışındaki mercilerden gelen cinsel nitelikli muayene
yaptırma taleplerini dikkate alamaz.
Başa Dön
Tıbbi kayıtlar, bilgiler ve sırlar
Madde:10- Hasta ile ilgili tıbbi kayıtlar ilgili sağlık
personelinin sorumluluğu altındadır. Sağlık personeli, tıbbi hizmeti
bir sağlık kurum ve kuruluşundan veriyorsa bu kayıtların muhafaza
sorumluluğu hizmeti verdiği sağlık kurum ve kuruluşuna aittir.
Tanı, tetkik ve laboratuar neticeleri, yetkili personel
tarafından imzalanarak hastaya bir sureti verilir ve ilgili kayıt
defterine ve varsa hasta dosyasına işlenir.
Tanı, tetkik ve laboratuar neticeleri üzerinde değişiklik
yapılamaz.
Sağlık personeli ile hasta arasındaki mesleki ilişkiden doğan
bilgiler gizlidir. Hastanın yazılı izni dışında, tıbbi hizmetlerin
verilmesi sırasında öğrenilen sırlar ile hastanın kimliği, tıbbi
amaçlı olsun veya olmasın toplantı ve yayınlarda açıklanamaz. Hasta
ile ilgili tıbbi kayıtlar, test sonuçları, hatırlanan konuşmalar,
olaylar ve tedavisi ile ilgili bütün bilgi ve belgeler hastanın
yazılı izni olmadan açığa vurulamaz. Adli vakalar ve bildirimi
zorunlu hastalıkların yetkili makamlara bildirilmesi gizliliğin
ihlali sayılmaz.
Hasta veya kanuni temsilcisi, tıbbi kayıtların birer suretini
veya sureti çıkarılması mümkün olmayan fotografik belgelerin
raporlarını alabilir. Kanuni zorunluluk olmadıkça, elektronik
ortamdakiler dahil tıbbi kayıt bilgileri başkasına verilemez. Bu
bilgilerin yetkisiz kişiler tarafından izlenmemesi, ulaşılmaması ve
kullanılmaması için gerekli tedbirlerin alınması zorunludur.
Tıbbi kayıtlar, test sonuçları, mektuplar, filmler ve hastanın
teşhis ve tedavisi ile ilgili diğer bütün bilgiler, tedavinin
sonlanmasından itibaren imkanlar ölçüsünde elektronik ortamda,
mümkün olmaz ise asılları dosyalanmak suretiyle yirmi yıl süre ile
muhafaza edilir.
Başa Dön
Bilimsel yayın yapma
Madde:11- Sağlık personeli, hastası ile ilgili bilimsel
yayın yapabilmek için, hastayı bilgilendirilerek yazılı iznini alır.
Tıbbi kayıtlar, hastanın kimlik bilgileri hiçbir surette
anlaşılamayacak şekilde bilimsel araştırmalarda kullanabilir.
Tıbbi anlaşma ve güvence
Madde:12- Tıbbi hizmetlerle ilgili olarak, hasta ile tıp
biliminin sınırları haricinde sözlü veya yazılı olarak tıbbi
anlaşmalar yapılamaz, güvenceler verilemez.
Hasta üzerinde araştırma yapma
Madde:13- Bilimsel bilgi birikimine katkıda bulunabilmek
ve tıbbi hizmetlerin iyileştirilmesini sağlamak amacıyla hasta
üzerinde yapılacak bilimsel araştırmalar, ancak hastanın
bilgilendirerek yazılı rızasının ve Bakanlıktan izin alınması
şartıyla yapılabilir. Yapılan araştırmalar, sadece alınacak izinde
belirtilen ve bilimsel ve mesleki yönden yeterli kişiler tarafından
yürütülür. Araştırmanın sorumluluğu, izin verilen sağlık personeline
aittir.
Bilimsel araştırmadan beklenen bilimsel katkı ve sonuç ne olursa
olsun, denek için tıbbi araştırma dahilinde öngörülemeyen veya
deneğin hayatını tehdit edici bir risk şüphesinin varlığı halinde
araştırmaya derhal son verilir.
Araştırmalarda kullanılacak deneklerin muhtemel zararlarının
tazminini sağlamak üzere ayrıca sigorta yaptırılır. Araştırma
giderleri, deneğe, yakınlarına ya da sosyal güvenlik kurumuna
yansıtılamaz.
Mevcut durumun değerlendirilmesi ile istatistiki bilgi toplama
amacına yönelik olarak ve standart teşhis ve tedavi metodları
uygulanarak yürütülen çalışmalar bu madde kapsamında değildir.
Bilimsel çalışma için Bakanlıktan izin belgesi alınması ve
bilimsel araştırma yapma esas ve usulleri Bakanlıkça çıkarılacak
yönetmelikle belirlenir.
Başa Dön
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Sağlık Personeli ile Hasta İlişkileri
Sağlık personeli ile hasta ilişkisinin başlaması
Madde:14- Tıbbi hizmet ilişkisi hastanın, tıbbi hizmetine
ihtiyaç duyduğu sağlık personeline müracaatı üzerine, sağlık
personelinin görev ve yetkileri çerçevesinde hastayı kabulü ile veya
kabul etmeye mecbur olduğu hallerde hastayı görmesi ile başlar.
Mesleklerini serbest olarak icra eden sağlık personeli, acil
durumlar dışında başvuran her hastayı kabul etmek zorunda değildir.
Bu halde, durum hastaya uygun bir şekilde bildirir ve kabul etmeme
sebepleri tıbbi etik çerçevesinde açıklanır.
Acil durumlarda sağlık personelinin hastayı kabul etmeme yetkisi
yoktur. Bu durumlarda, sağlık personeli mesleki yetkisi çerçevesinde
gerekli tıbbi hizmeti mevcut imkanlar nispetinde sağlar ve
sorumluluğu hastayı acil durum ile ilgili yetkili uzmana teslim
etmesiyle son bulur.
Acil durumlarda, tam donanımlı vasıta ve acil yardım ekibinin
sağlanması, vakaya uygun en yakın yeterli donanıma sahip sağlık
merkezinin bilgilendirilmesi, nakil esnasında taşıma şeklinin
tayini, refakat ve sorumluluğu alacak uzmanın bilgilendirilmesi
dahil hiçbir husus hasta veya üçüncü kişilere bırakılamaz.
Sağlık kurum ve kuruluşu söz konusu hizmetlerin
koordinasyonunda, sağlık personeline gerekli her çeşit desteği
sağlar ve acil durumlar ile ilgili her çeşit gerekli tedbiri alır.
Bu kapsamda, sağlık kurumları, ikiyüz yatağa kadar fiili yatak
kapasitelerinin yüzde üçü ve bunun üzerindeki her elli yatak için
ilave bir yatağı sevk yoluyla gelecek acil hastalar için ayırırlar
ve boş yatak sayısını hergün ve herhangi bir yatağın dolduğu anda
hemen en seri vasıta ile 112 Acil Yardım Komuta Kontrol Merkezi’ne
bildirirler. Acil hasta sevklerinde, hastanın durumu ve hangi sağlık
kuruluşuna sevkolunacağı konusunda 112 Acil Yardım Komuta Kontrol
Merkezi’nden bilgi alınır ve alınacak talimata göre hareket edilir.
Sağlık kurumları ve yatırarak acil tıbbi hizmet veren sağlık
kuruluşlarının bu sistem dahilinde acil sevkli hasta kabul etmeleri
mecburidir.
Acil durumlarda hekim tarafından hastaya yapılan bütün işlemler
ve tedaviler ile ilgili kayıt tutulur.
Hekim, yetkili diğer bir hekimin belgelendirilerek hastayı
devraldığından emin olmadan veya acil durum ortadan kalkmadan ve
hastayı izlemeye almadan, sorumluluktan kurtulamaz.
Acil hallerde hasta sevki ile ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça
çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Başa Dön
Bilgilendirerek İzin Alma
Madde:15- Her türlü tıbbi hizmet ve müdahale, hastanın
bilgilendirilmesi ve izninin alınması şartıyla yapılabilir.
Bilgilendirerek izin alma, yazılı veya sözlü olabilir. Hastanın
hayatını riske sokacak tıbbi yöntem ve girişimler için alınacak
iznin yazılı olması şarttır:
Reşit veya mümeyyiz olmayan kişiler için izin, veli veya
vasisinden alınır. Veli veya vasinin bulunmaması halinde, gerekli
hukuki işlemler yerine getirilene kadar, tıbben gerekli olan
müdahaleler yapılır ve durum hasta dosyasına kayıt edilir.
Hastanın bilincinin kapalı olduğu veya karar veremeyeceği
durumlarda izin, hastanın sırası ile eşinden, usulünden, fürundan,
kardeşlerinden, bunların hiçbirisi yoksa sair yakınlarından alınır.
Hasta, bilinci yerinde olarak bilgilendirildiği halde tıbbi
müdahaleye izin vermiyor ve hayati tehlike söz konusu ise, izin
vermediğine dair yazılı beyanı alınır. Hastanın izin veremediği
durumlarda, en az bir şahitle birlikte düzenlenecek bir tutanak ile
durum tespit edilerek hasta dosyasına işlenir ve hastanın izin
vermediği müdahale dışındaki tıbbi hizmetlere devam edilir.
Sağlık personeli, kanuni temsilcisinin veya yakınının izin
vermemesinin hastanın sağlığı açısından olumsuz neticeler
doğurabileceği kanaatinde ve bu durum hastanın hayatını tehdit
ediyorsa, sağlık personeli başka bir meslektaşının görüşüne müracaat
eder, bu meslektaşı ile aynı görüşte ise tıbbi hizmete başlar, aynı
görüşte değil ise üçüncü bir meslektaşına müracaat eder ve görüşü
olumlu ise tıbbi hizmete başlar. Bütün bu gelişmeler görüşlerine
müracaat edilen sağlık personelinin de imzaları alınmak sureti ile,
hasta dosyasına kayıt edilerek belgelendirilir. Sağlık personeli,
başka bir konsültan personelin bulunamadığı acil durumlarda, yapılan
bütün tıbbi işlemleri hasta dosyasına kayıt ederek, gerekli gördüğü
tıbbi müdahaleyi yapar.
Acil durumlarda gereken tıbbi hizmet verilir ve derhal hasta
bilgilendirilir.
Açlık grevi yapan veya ölüm orucu tutan kişinin, sağlıklı karar
veremeyecek duruma gelmesi veya şuurunun kaybolması veya komaya
girmesi veya ruh ve beden sağlığında gerek geri dönüşsüz ve gerekse
ölümcül zararlar oluşmaya başlamasından itibaren hekim, hastasının
menfaatine uygun olarak ilgilinin veya yakınının iznini aramaksızın
tıbbi hizmeti vermek zorundadır.
Bilgi verilebilecek kişiler
Madde:16- Hasta, durumu ile ilgili olarak kendisi dışında
bilgi verilebilecek kişileri bizzat belirler. Reşit veya mümeyyiz
olmayan hastalar bakımından kanuni temsilcilere, bilinci kapalı olan
hastalar bakımından ise bilincin kapalı olduğu hal ve zaman ile
sınırlı olmak kaydıyla yakınlara bilgi verilir.
Hasta, hastalığı konusunda bilgilendirilmesini şahsen
istemediğini yazılı olarak bildirirse, hekimin hastasına bilgi
vermesi gerekmez.
Başa Dön
Olağanüstü durumlar
Madde:17- Savaş ve deprem gibi olağanüstü durumlarda,
hasta ve yaralı sayısının çokluğu sebebiyle tıbbi hizmetin herkese
yeterince ve zamanında verilemediği şartlarda, tedavi imkanı da göz
önüne alınarak tıbbi hizmet için öncelik sırası belirlenir. Öncelik
sırası belirleme yetkisi hekime, olmadığı hallerde diğer sağlık
personeline aittir.
Savaş hallerini de kapsayacak şekilde olağanüstü durumlarda
hasta sevki ve yapılacak hizmetler ile olağanüstü durumların kapsamı
Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
Vekil hekim
Madde:18- Tıbbi hizmet vermeyi üstelenen müdavi hekim
herhangi bir sebeple geçici olarak tıbbi hizmetini sürdüremeyecek
durumda olursa, hastasının tıbbi hizmetini öngörülen veya varılan
teşhis ve verilen tedaviye uygun bir vekil hekime devreder. Devir
yazılı olarak yapılır.
Vekil hekim, tıbbi hizmetini üstlendiği hasta ile ilgili olarak
tıbbi hizmeti sürdürebilecek ölçüde hastanın durumu ile ilgili
bilgiyi haiz olmalı ve vekalet süresince bu görevi yürütmeye müsait
olduğunu yazılı olarak belirtmelidir.
Kamu kuruluşlarında vekil hekime usulüne uygun tebligat
yapılması yeterlidir. Yataklı tedavi kurumlarında nöbetçi hekim
vekil hekim sayılır. Normal çalışma düzeninden kaynaklanmayan izin,
hastalık izni, geçici görevlendirme gibi hallerde vekil hekim kurum
yetkililerince belirlenir.
Hasta ile ilgili bütün bilgiler vekil hekime verilir. Vekil
hekim, verdiği sağlık hizmetinden sorumludur.
Vekil hekim, mazereti biten müdavi hekime baktığı hastaları ile
ilgili olarak teşhis ve tedavi sürecinde boşluk kalmayacak şekilde
rapor verir.
Herhangi bir şekilde usulüne uygun devir yapılmamasından her iki
taraf da sorumludur.
Bu madde hükmü, verilen hizmetin mahiyeti çerçevesinde, tıbbi
hizmet vermeye yetkili diğer sağlık personeli bakımından kıyasen
uygulanır.
Başa Dön
Sağlık personeli ile hasta ilişkisinin sona ermesi
Madde:19- Sağlık personeli ile hasta ilişkisi, tıbbi
hizmetin tamamlanması, hasta tarafından sağlık personelinin
azledilmesi, veya tıbbi etik açısından uygun kabul edilen bir
zamanda sağlık personelinin hastasını bırakması ile sona erer.
Müdavi hekimin, tıbbi hizmeti sürmekte olan hastası ile ilgili
sorumluluğu ancak bu hastayı devralacak bir başka hekim bulunarak,
bu hasta ile ilgili bütün bilgilerle birlikte hastanın teşhis ve
tedavisinin kendisine devredilmesi halinde sona erer.
Hastanın hekimin sorumluluğundan kendi isteği ile çıkmak
istemesi veya doğrudan çıkması üzerine, hastaya tedavisinin mevcut
durumu ve hastalığın seyri hakkında bilgi verilerek gerekiyorsa bir
başka hekim tarafından tedavisin devam ettirilmesi doğrultusunda
öneride bulunulur. Hasta kendi isteği ile tedaviden çıkmak istediği
takdirde, hastanın yazılı beyanı alınır. Yapılan işlemler hasta
dosyasına eksiksiz kaydedilir.
Hastalığın, hastanın yakınları ve kamunun sağlığı açısından
ciddi tehdit oluşturduğu hallerde, hastanın tedaviyi reddetme veya
bir başka hekim tarafından devralınmadıkça tedaviden çıkma hakkı
yoktur.
Hekiminden ayrılan hasta ile ilgili olarak müdavi hekime
sonradan ulaşan her türlü tanı ve tetkik raporları, hastanın
adresine tebligatın isbatını mümkün kılacak bir surette yollanır ve
asılları hasta dosyasında saklanır.
Hasta, sağlık kurumundan taburcu edileceği gün hekim tarafından
fizik muayenesi yapılarak bulguları hasta dosyasına işlenir, hastaya
yapılan bütün testler tekrar incelenir, hasta bilgilendirilerek
gerekli tavsiyelerde bulunulur ve tedavinin evden devam ettirilmesi
gerekiyor ise reçete düzenlenerek hastaya verilir. Yapılan bu
işlemler hasta dosyasına işlenir. Hastanın taburcu olmasına engel
bir durum varsa taburcu işlemi ertelenir.
Başa Dön
Reçete düzenleme
Madde:20- Reçete düzenleme hekimin sorumluluğundadır.
Reçete, hastalığın standart tıbbi tedavisinin ve hastanın genel
durumunun değerlendirilmesi sonucunda planlanan tedavisi ile ilgili
planlanan şekilde müdavi hekim tarafından ilaçların dozları, yan
etkileri, advers tepkileri ve birbirleriyle etkileşimleri de dikkate
alınarak okunaklı bir şekilde düzenlenir. Verilen reçete içeriği
hasta dosyasına işlenir.
Hastanın gerçek ihtiyacı dışında reçeteye ilaç yazılamaz, hiçbir
mülahaza ile ilaç sayısının sınırlandırılması yoluna gidilemez.
Başa Dön
Tıbbi rapor düzenleme
Madde:21- Tıbbi rapor düzenleme yetkili sağlık
personelinin sorumluluğundadır. Rapor, gerekli muayeneyi takiben
tıbbi bulgular ile hastanın genel durumunun değerlendirilmesi sonucu
tıbbi durum, kanaat ve netice belirtilecek şekilde tanzim edilir.
Tıbbi gereklilikler dışında, rapor süresi uzatılıp kısaltılamaz,
muhteviyatı değiştirilemez. Verilen rapor içeriği hasta dosyasına
işlenir.
Taburcu raporu düzenleme
Madde:22- Sağlık kurumundan taburcu edilecek hasta için
müdavi hekim tarafından bir taburcu raporu düzenlenir. Taburcu
raporu, hastanın muayenesi takiben hastalığın standart tıbbi
tedavisinin ve hastanın genel durumunun değerlendirilmesi sonucu
hastalığın teşhisini, laboratuar tetkik sonuçlarını, hastalığın
klinik seyrini ve yapılan müdahalenin detaylarını, hastanın son
durumunu ve planlanan tedavisi ile ilgili ilaçları içerecek şekilde
düzenlenir. Taburcu raporunun aslı hastaya verilir ve bir örneği
hasta dosyasında saklanır.
Başa Dön
Hizmet bedelinin ödenmesi
Madde:23- Hastaya, alacağı hizmetin bedeli ile ilgili
bilgi önceden verilir. Sağlık personeli, hastaya gereksiz harcamalar
yaptıramaz.
Tıbbi hizmetlerin bedelini ödemek hastanın bağlı bulunduğu
kurum, sosyal güvenlik kuruluşu veya sigortasının; yoksa hastanın
veya kanuni temsilcisinin yükümlülüğündedir.
Başa Dön
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Görev, Yetki ve Sorumluluklar
Kredilendirme ve akreditasyon
Madde:24- Sağlık personelinin, tıbbi hizmetlerinin
kalitesinin yükseltilmesi ve tıbbi kötü uygulamalarının en aza
indirilebilmesini sağlamak üzere, mezuniyet sonrası eğitimleri esas
olup, bu eğitimlerin değerlendirilmesi, kredilendirilmesi ve
akreditasyonu Bakanlıkça yapılır. Bakanlıkça gerek görüldüğünde,
değerlendirme ve kredilendirme ilgili meslek kuruluşlarına
yaptırılabilir.
Kredilendirme, sağlık personelinin meslekleri ile ilgili olarak
gördükleri her çeşit mezuniyet sonrası ve hizmet içi eğitimleri ve
bilimsel faaliyetleri ve ilgilinin verdiği tıbbi hizmetler dikkate
alınarak yapılır.
Kredilendirme, beşer yıllık dönemler için yapılır. Bu
değerlendirme neticesinde akredite edilmeyen sağlık personeline,
akreditasyon puanını tamamlamak için iki aylık süre verilir. Bu süre
sonunda da akredite edilmeyen sağlık personeli mesleklerini icra
edemez.
Ancak, akredite edilmeyen sağlık personeli kamu kurum ve
kuruluşlarında görev yapıyor ise; akredite edilmediği sürece mesleği
iel ilgili destek hizmetlerinde istihdam olunur ve iki aylık süreye
rağmen akredite edilmedikleri sürece, ilk üç ay süresince her ay
için brüt maaşlarının yüzde otuzu, izleyen aylar için her ay brüt
maaşının yüzde ellisi kesilir. Bunlara ayrıca, verdikleri tıbbi
hizmetin karşılığı olarak ödenen döner sermaye payları da ödenmez.
Sağlık personelinin eğitimlerinin kredilendirilmesi ve
akreditasyonu ile ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak
yönetmelikle düzenlenir.
Başa Dön
Sağlık kurum ve kuruluşlarının sorumlulukları
Madde:25- Her türlü sağlık kurum ve kuruluşları, en üst
seviyede tıbbi hizmet kalitesi sağlamak, her çeşit kalite güvence
faaliyetlerini düzenli, entegre ve koordine bir şekilde yürütmek,
hasta ile ilgili bilinen ve şüphelenilen problemleri belirlemek ve
çözümlemekle görevlidirler.
Sağlık kurum ve kuruluşlarında ortaya çıkan tıbbi kötü
uygulamalardan birinci derecede sağlık kurum ve kuruluşu sorumludur.
Sağlık kurum ve kuruluşu, tıbbi kötü uygulamaya sebep olan
personeline, ödediği tazminatı kusuru oranında rücu eder.
Her sağlık kurum ve kuruluşu, çalıştıracağı sağlık personelinin
diploma, tıbbi uygulama yetki belgeleri ve sigorta poliçesinin
doğruluğunu ve geçerliliğini çalışmaya başlamadan önce tespite
mecburdur. Bu kurum ve kuruluşlar ayrıca çalıştırdıkları sağlık
personelinin sigorta primlerini ödeyip ödemediğini kontrol eder.
Sağlık kurum ve kuruluşları, müessesenin ve isdihdam ettiği
sağlık personelinin sigortalarının yaptırılmış olduğuna ilişkin bir
levhayı bina girişinde bulundurur.
Tıbbi hizmet veren kamu veya özel hukuk kişilerine ait sağlık
kurum ve kuruluşları, tıbbi kötü uygulama yapan sağlık personelini
etkin olarak ortaya çıkaracak Kalite Güvence Bölüm ve Komisyonlarını
kurar ve düzenli olarak çalıştırır.
Tek başına tıbbi hizmet verenlerin sigorta yaptırıp
yaptırmadıkları hususu Bakanlıkça takip ve ilgili meslek odasınca
kontrol edilir.
Başa Dön
Sağlık personelinin sorumlulukları
Madde:26- Sağlık personeli ile hasta arasındaki ilişkide,
tıbbi kötü uygulamadan dolayı zarar meydana geldiğinde hukuki
sorumluluk doğar.
Sağlık personeli, tıbbi kötü uygulama durumlarında sağlık kurum
ve kuruluşu ile birlikte müteselsilen sorumludur.
Yanlış uygulamayı bilerek gerekli tedbirleri almayan ve idareye
bildirim yapmayan sağlık personelleri ve amir konumundaki kimseler
doğacak sonuçtan kusurları ölçüsünde birlikte sorumlu olurlar.
Hekimin hukuki sorumluluğu, yükümlülüklerini yerine getirmesi
bakımından kendisine yardımcı olan diğer sağlık personelinin
hizmetlerini de kapsar. Hekimin ilgili sağlık personeline kusuru
oranında rücu hakkı saklıdır.
Hekimin, hastayı tıbbi hizmet için başka bir sağlık personeline
veya kurum ve kuruluşuna gnödermesi durumunda, gönderdiği sağlık
personeli veya kurum veya kuruluşun verebileceği zararlardan
sorumluluğu, bunları seçmekte göstereceği özen yükümlülüğü ile
sınırlıdır.
Müdavi hekim, sorumluluğunda bulunan asistanın veya
yardımcısının vermekte olduğu tıbbi hizmetinden müştereken ve
mülteselsiden sorumludur.
Öğrenci statüsündeki sağlık personeli adaylarının eğitim
programlarına göre yapacakları tıbbi uygulamaları, ilgili bölümdeki
sorumlu müdavi hekimin bizzat izlemesi zorunludur.
Şahsi olarak sağlık hizmeti verenler, sigorta belgesini
işyerlerinin görünür bir yerine asarlar.
Başa Dön
Sorumluluğu kaldıran durumlar
Madde:27- Tıp bilimi açısından önceden öngörülebilme
imkanı olmayan veya uygun tıbbi hizmet verildiği halde meydana gelen
neticelerden zararlardan sorumluluk doğmaz.
Bu Kanun’un 19 uncu maddesinin dördüncü fıkrasındaki durum saklı
kalmak kaydıyla, hastanın tedaviyi reddetme veya durdurma hakkını
kullandığı hallerde; hastanın önceden bilgilendirilmiş olması
kaydıyla, doğabilecek neticelerden de sorumluluk meydana gelmez.
Hasta sayısının o anda tıbbi hizmet verebilecek sağlık personeli
sayısına göre fazla olduğu olağanüstü hallerde önceliğin hangi
hastaya verileceğine, tıbbi müdahalenin gereklilik derecesi ve
tedaviden alınabilecek olumlu beklentiye göre karar verme hak ve
yetkisi hekime ait olup, öncelik verilmesi sebebi ile sorumluluk
doğmaz.
Başa Dön
BEŞİNCİ BÖLÜM
Üst Kurul, Kurullar ve İdari İşleyiş
Tıbbi Kötü Uygulama İzleme ve Uzlaştırma Üst Kurulu
Madde:28- Bakanlık bünyesinde, Tıbbi Kötü Uygulama İzleme
ve Uzlaştırma Üst Kurulu kurulmuştur.
Üst Kurul, Bakanlık Müsteşarı veya Müsteşarın görevlendireceği
Müsteşar Yardımcısının başkanlığında, Bakanlık I. Hukuk Müşaviri,
Bakanlık Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü, Bakanlık Tedavi
Hizmetleri Genel Müdürü ve meslek kuruluşlarını temsilen bakan
tarafından seçilecek bir ve tıbbi kötü uygulama konusundaki bilgi ve
çalışmaları ile ülke çapında temayüz etmiş kişiler arasından yine
Bakan tarafından seçilecek bir üye olmak üzere altı daimi üye ile
incelenen dosya veya konu hakkında bilimsel kariyeri tetkik olunan
vakada kusuru araştırılan sağlık personelinin bilimsel kariyerinden
fazla veya genel mahiyette ve iştişari karar alınacak ise, o konuda
temayüz etmiş ve bilimsel kariyere sahip olmak kaydıyla daimi üyeler
tarafından her dosya veya konu için münhasıran görevlendirilen üç
geçici üyeden oluşur.
Bakan tarafından seçilen temsilcilerin görev süresi iki yıldır.
Üst Kurul’un görevleri şunlardır:
a)Tıbbi kötü uygulama müracaatlarını incelemek ve karara
bağlamak,
b)Tıbbi kötü uygulamalarda sağlık personelinin kusur oranlarını
belirlemek,
c)Tarafları mümkün olan durumlarda uzlaştırmak,
ç)Kusuru veya suçu tespit edilen sağlık personeli ve sağlık
kurum ve kuruluşları hakkında Bakanlık, ilgili meslek kuruluşları ve
adli merciler nezdinde girişimlerde bulunmak,
d)Uluslar arası kuruluşlar, üniversiteler, ilgili meslek
kuruluşları ile çalışmalar yaparak ve sağlık kurum ve kuruluşları ve
sağlık personelinin konu hakkında bilgilendirilmelerini ve
eğitilmelerini sağlamak,
e)Ülke genelinde vuku bulan tıbbi kötü uygulamalar ve sonuçları
ile ilgili yayınlar yaptırmak,
f)Tıbbi hizmetlerin kalitesinin yükseltilmesi ve tıbbi kötü
uygulamaların en aza indirilebilmesini teminen gerekli plan ve
programları yaparak Bakan’a sunmak,
g)Sigorta poliçesini inceleyerek Bakan’ın onayına sunmak.
Üst Kurul, bir ay içinde en fazla iki kere toplanır. Bakanlık
lüzum gördüğü hallerde Üst Kurul’u toplantıya çağırabilir.
Toplantıya katılan Kurul’un başkan ve üyelerine ayda ikiden
fazla olmamak ve her toplantı için 5.000 gösterge rakamını geçmemek
üzere, Maliye Bakanlığı’nın uygun görüşü üzerine Bakanlıkça
belirlenecek göstergenin memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda
bulunan miktar üzerinden toplantı ücreti ödenir.
Üst Kurul’un yapacağı seçimler ve alacağı kararlarda çoğunluk
esas alınır. Oyların eşitliği halinde Başkanın olduğu tarafın
çoğunluğu sağladığı kabul olunur.
Üst Kurul, Bakanlık bünyesinde görev yapar, sekreterya
hizmetleri Bakanlık Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nce
yerine getirilir.
Üst Kurul’un çalışma usul ve esasları Bakanlıkça çıkarılacak
yönetmelikle belirlenir.
Başa Dön
Tıbbi Kötü Uygulama İzleme ve Uzlaştırma Kurulları
Madde:29- Tıbbi Kötü Uygulama İzleme ve Uzlaştırma Üst
Kurulu’na yapılan müracaat sayısındaki artışa bağlı olarak,
Bakanlık, uygun göreceği il merkezlerinde, sorumluluk sınırları
belli edilmek kaydı ile Tıbbi Kötü Uygulama İzleme ve Uzlaştırma
Kurulları teşkil edebilir.
Kurul, İl Sağlık Müdürünün başkanlığında Valilik Hukuk İşleri
Müdürü, o ildeki en fazla yatak sayısına sahip Devlet Hastanesinin
Başhekimi ve o yerin Tabip Odası Başkanı olmak üzere dört daimi üye
ile incelenen dosya konusunda bilimsel kariyeri tetkik olunan vakada
kusuru araştırılan sağlık personelinin bilimsel kariyerinden fazla
olmak kaydıyla, daimi üyeler tarafından her dosya için münhasıran
görevlendirilen üç geçici üyeden oluşur.
Tıbbi Kötü Uygulama İzleme ve Değerlendirme Kurullarının
görevleri şunlardır:
a)Sorumluluk bölgesi içinde vuku bulan tıbbi kötü uygulama
müracaatlarını incelemek ve karara bağlamak,
b)Tıbbi kötü uygulamalarda sağlık personelinin kusur oranlarını
belirlemek,
c)Tarafları mümkün olan durumlarda uzlaştırmak,
ç)Gereğinde ilgili meslek kuruluşları ile çalışmalar yaparak
kusuru tespit edilen sağlık personeli ve sağlık kurum ve kuruluşları
hakkında Bakanlık ve ilgili meslek kuruluşları nezdinde girişimlerde
bulunmak,
d)Tıbbi kötü uygulamalar ve sonuçları ile ilgili yayınlar
yaptırarak sağlık kurumları ve sağlık personelinin konu hakkında
bilgilendirilmelerini ve eğitilmelerini sağlamak.
Kurul, bir ay içinde en fazla iki kere toplanır. İl sağlık
müdürlüğü, lüzum gördüğü hallerde Kurul’u toplantıya çağırabilir.
Toplantıya katılan kurulun başkan ve üyelerine ayda ikiden fazla
olmamak ve her toplantı için 3.000 gösterge rakamını geçmemek üzere,
Maliye Bakanlığı’nın uygun görüşü üzerine Bakanlıkça belirlenecek
göstergenin memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunan
miktar üzerinden toplantı ücreti ödenir.
Kurul’un yapacağı seçimler ve alacağı kararlarda çoğunluk esas
alınır. Oyların eşitliği halinde Başkan’ın olduğu tarafın çoğunluğu
sağladığı kabul olunur.
Kurul, il sağlık müdürlüğü bünyesinde görev yapar ve sekreterya
hizmetleri ile sağlık müdürlüğünce yerine getirilir.
Kurul’un çalışma usul ve esasları Bakanlıkça çıkarılacak
yönetmelikle belirlenir.
Müracaat ve süresi
Başa Dön
Madde:30-
Tıbbi kötü uygulamayı öğrenen ilgili, yanlış
uygulamayı, yapılma zamanını, eğer biliniyor ise yapan sağlık
personelini yazılı olarak sağlık kurum veya kuruluşuna veya
Bakanlığa bildirir. Tıbbi kötü uygulama sebebiyle tazminat talepli
müracaatlar, zararın öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her halde
fiilin işlenme tarihinden itibaren on yıl içerisinde yapılır.
Uzlaşma yolu ile tazmin
Madde:31-
a)Tıbbi kötü uygulama sebebi ile yapılan
müracaatlar, üç gün içerisinde Üst Kurul veya Kurul’a intikal
ettirilir.
b)Üst Kurul veya Kurullar, en geç onbeş gün içerisinde bir ön
inceleme yaparak, ilgiliden ek bilgi ve belge istenilip
istenilmeyeceğine karar verirler.
Ek bilgi ve belge talep edilmesi halinde, bu bilgi ve belgeler
on beşgün içerisinde Üst Kurula veya ilgili Kurula tevdi olunur.
Üst Kurul veya Kurullara yapılan müracaatın konusu aynı zamanda
suç teşkil ediyor ve cezai bakımdan tahkikatı gerektiriyor ise,
keyfiyet geciktirilmeksizin ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına
bildirilir.
c)Ek bilgi ve belgenin istenildiği hallerde ek bilgi ve belgenin
verilmesi, sair hallerde ise müracaattan itibaren 15 gün içerisinde,
Üst Kurul veya Kurullar tarafından gerekli görülen inceleme,
araştırma ve tesbitler yapılır veya yaptırılır. Konu aynı zamanda
suç teşkil eden bir fiil veya durumu da kapsıyorsa, Üst Kurul veya
Kurullar yetkili mahkemeden tesbit yapılmasını isteyebilirler. Bu
yoldaki talepler geciktirilmeksizin yerine getirilir.
ç)Bu işlemlerin ikmalinden sonra, Üst Kurul 28 inci maddeye,
Kurullar ise 29 uncu maddeye uygun olarak bilirkişi üyelerini
seçerek konu hakkındaki bütün bilgi ve belgeleri bu üyelere
verirler.
d)Bilirkişi üyeler, konu hakkındaki incelemelerini en geç onbeş
gün zarfında tamamlayarak dosyayı ve konu hakkındaki tıbbi
kanaatlerini bildiren bir raporu Üst Kurul veya Kurul başkanına
teslim ederler.
Bilirkişi üyelerin konu hakkında yürüttükleri inceleme
süresince, ilgililer, bilirkişi üyelerin talep ettiği bütün bilgi ve
belgeleri gecikmeksizin ibraz ile onanmış birer suretini vermeye
mecburdurlar.
e)Dosyanın ve konu hakkındaki bilirkişilerin raporunun Üst Kurul
veya Kurul başkanına tevdiinden sonra, başkan daimi ve geçici
üyeleri onbeş gün içinde toplantıya çağırır.
f)Bu toplantıda, dosya münderecatı değerlendirilerek sağlık
kurum ve kuruluşu ile personelinin kusuru ve kusur oranı tesbit
edilir.
g)Verilen karar, hemen kusuru olan sağlık personeline veya
sağlık kurum ve kuruluşuna ve sigortasına bildirilir ve Üst Kurul
veya ilgili Kurul başkanı, müracaat edeni, olayda kusuru olan sağlık
kurum ve kuruluşu ile personelini ve kusurlu tarafın sigorta
temsilcisini 15 gün içerisinde uzlaşma toplantısına davet eder.
h)Bu toplantıda, tarafların uzlaşması halinde kusuru olan sağlık
personelinin veya sağlık kurum ve kuruluşunun sigortası tarafından
üzerinde uzlaşılan tazminat, onbeş gün içinde zarar görene defaten
ödenir.
Kamu kurum ve kuruluşları bakımından 8 Ocak 1943 tarih ve sayılı
ve 4353 sayılı Kanun hükümleri saklıdır.
Yukarıda belirtilen usule göre yapılan işlemler neticesinde
zararın oluşmadığına karar verilmesi veya tarafların tazminat
miktarı üzerinde anlaşamamaları halinde, zarara uğradığını iddia
edenin genel hükümler çerçevesinde müracaat yolları ve hakları
saklıdır. Bu halde, 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu’nun 13
üncü maddesinde öngörülen idareye müracaat şartı aranmaz.
Bu yola gidilmesi halinde zamanaşımı süresi uzlaşma veya
uzlaşamama konusunda karar verilinceye ve 8 Ocak 1943 tarih ve
sayılı ve 4353 sayılı Kanuna tabi işlemlerde, işlemler sonuçlanana
kadar durur.
Bu madde uyarınca yapılacak müracaatların ve tebligatın,
müracaat ve tebliğin isbatını mümkün kılacak bir vasıta ile
yapılması şarttır.
Başa Dön
ALTINCI BÖLÜM
Zorunlu Mesleki Mali Sorumluluk Sigortası
Sigorta yaptırma zorunluluğu
Madde:32-
Sağlık personeli ve özel hukuk kişilerine ait
sağlık kurum ve kuruluşları, tıbbi kötü uygulama sebebi ile
verebilecekleri zararı karşılamak üzere zorunlu mesleki mali
sorumluluk sigortası yaptırırlar.
Sigortalının gözetim ve yönetimi altında hizmet veren diğer
sağlık personelinin tıbbi hizmet esnasında verebilecekleri zararlar
da sigortalının sorumluluğu yönünden, sigorta teminatı içindedir.
Sigorta teminatının yer, zaman, hizmet ve zararlar bakımından
kapsamı poliçede belirtilir.
Bu Kanun ile getirilen sigortanın asgari teminat çerçevesi ve
şartları Bakanlıkça tespit olunur.
Başa Dön
Sigorta yaptırma sorumluluğu
Madde:33- Zorunlu meslek mali sorumluluk sigortası,
sağlık personelinin ve sağlık kurum ve kuruluşlarının kendileri
tarafından yaptırılır.
Sigorta yapma yetkisi
Madde:34-
Sağlık personelinin zorunlu mesleki mali
sorumluluk sigortası, kaza sigortaları dalında çalışmaya yetkili
sigorta şirketleri tarafından yapılır.
Bakanlık, kamuda görevli sağlık personelinin en uygun şartlarda
sigorta yaptırabilmesini teminen, birinci fıkrada belirtilen sigorta
şirketleri arasından prim ve teminat kapsamı bakımından en uygun
taahhütte bulunan bir sigorta şirketini bir yıllık süre ile yetkili
kılmak için ihaleye çıkabilir.
Bu durumda, kamuda çalışan sağlık personelinin zorunlu mali
sorumluluk sigortası bu ihale neticesinde tesbit olunacak sigorta
şirketince yapılır.
Başa Dön
YEDİNCİ BÖLÜM
Ceza Hükümleri
Hasta haklarına uymama
Madde:35-
Bu Kanun’un 4 üncü maddesinde belirtilen
yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde, fiil daha ağır bir
cezayı gerektirmediği takdirde faile üç aydan altı aya kadar hapis
ve bir milyar liradan üç milyar liraya kadar ağır para cezası
verilir.
Ötanazi
Madde:36-
Ötanazi uygulayan sağlık personeline on yıldan
onbeş yıla kadar hapis cezası ve aynı süre kadar meslekten men
cezası verilir.
Çalışma ve çalıştırma kurallarına uymama
Madde:37-
Bu Kanun ile öngörülen sigortasını yaptırmayan
ve Bakanlıktan gerekli izin almayan kişiler ile kurum ve
kuruluşların yöneticilerine, eksik olan işlemleri tamamlayıncaya
kadar meslekten men ve beş milyar lira idari para cezası verilir ve
işyeri, kurum veya kuruluş kapatılır.
Bir yargı mercii kararıyla veya ilgili meslek birliğince ya da
Bakanlıkça mesleklerini geçici veya sürekli olarak yapmaktan
yasaklananları çalıştıran ve çalışmasına izin veren yerler kapatılır
ve bu kurum ve kuruluşların yetkililerine bir yıldan iki yıla kadar
hapis cezası verilir.
Meslek birliklerince verilen meslekten men cezaları, ilgilinin
kamu kurum ve kuruluşlarında hizmet vermesine engel değildir.
Başa Dön
Acil ve icapçı tıbbi hizmetleri vermeme
Madde:38-
Mücbir sebepler olmadıkça, acil durumlarda
hastaya ilk yardım hizmetini vermeyen ve icapçı olarak çağrıldığı
halde davete icabet etmeyen veya tıbbi hizmet vermeyen sağlık
personeline, fiil daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde bir
yıldan iki yıla kadar hapis ve üç milyar liradan beş milyar liraya
kadar ağır para cezası verilir.
Sırların ve kimliğin ifşası
Madde:39-
Bu Kanun’un 10 uncu maddesinde belirtilen sır
saklama yükümlülüğüne veya 11 inci maddesinde belirtilen hastanın
kimliğinin anlaşılmaması prensibine aykırı hareket edenlere, altı
aydan üç yıla kadar hapis ve bir milyar liradan beş milyar liraya
kadar ağır para cezası verilir.
Sırrın açıklanması basın-yayın araçları yoluyla yapılmış ise
ceza üçte ikisi oranında artırılır.
Başa Dön
Tıbbi kayıtların muhafaza edilmemesi
Madde:40-
Bu Kanun’un 10 uncu maddesinde düzenlenen hasta
ile ilgili bilgi ve tıbbi kayıtları saklama yükümlülüğüne uymayanlar
ile bu fiilerin vuku bulduğu kurum ve kuruluşların sorumlularına
veya yöneticilerine bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş milyar
liradan on milyar liraya kadar ağır para cezası verilir.
İzinsiz bilimsel araştırma
Madde:41-
Bu Kanun’un 13 üncü maddesi uyarınca hasta
üzerinde bilimsel araştırma yapılır iken, denek için tıbbi araştırma
dahilinde öngörülemeyen veya deneğin hayatını thedit edici bir risk
şüphesinin varlığı halinde araştırmaya derhal son vermeyenlere,
ortaya çıkan netice daha ağır bir cezayı gerektirmiyor ise, bir
yıldan iki yıla kadar hapis, beş milyar liradan on milyar liraya
kadar ağır para ve aynı süre kadar meslekten men cezası verilir.
Bu Kanun’un 13 üncü maddesinde belirtilen şartlara uymadan hasta
üzerinde araştırma yapanlar hakkında üç yıldan beş yıla kadar hapis,
on milyar liradan yirmi milyar liraya kadar ağır para ve aynı süre
kadar meslekten men cezası verilir.
Hekim olmadığı halde bu işlemi yapanlar hakkında beş yıldan on
yıla kadar hapis, onbeş milyar liradan yirmi milyar liraya kadar
ağır para cezası ve aynı süre kadar kamu hizmetlerinden yasaklama
cezası verilir.
İkinci ve üçüncü fıkralarda yazılı hallerde, fiil neticesinde
meydana gelen sonuç diğer kanunlar uyarınca daha ağır bir cezayı
gerektiriyor ise fail o hükme göre cezalandırılır.
Başa Dön
Delillerde tahrifat
Madde:42-
Tıbbi kötü uygulama ile ilgili bir suçun
delillerini ortadan kaldıran, değiştiren, bu belgeleri gerçeğe
aykırı düzenleyen veya değiştirenler hakkında beş yıldan on yıla
kadar hapis, onbeş milyar liradan yirmi milyar liraya kadar ağır
para ve aynı süre kadar meslekten men ve kamu hizmetlerinden
yasaklılık cezası verilir.
Yetkili merciin izni olmaksızın cinsel muayene
Madde:43-
Bu Kanun’un 9 uncu maddesinin birinci fıkrasına
aykırı hareket edenlere üç aydan altı aya kadar hapis ve beşyüz
milyon liradan bir milyar liraya kadar ağır para cezası verilir.
Hastalıklarda ihbar mecburiyetine uymama
Madde:44-
Hastalığın, hastanın yakınları ve kamunun
sağlığı açısından ciddi tehdit oluşturduğu hallerde, salgın
hastalıklarla ilgili diğer bildirim yükümlülükleri saklı kalmak
üzere, durumu en çabuk şekilde yakınlarına ve Bakanlığa
bildirmeyenlere bir yıldan üç yıla kadar hapis ve aynı süre kadar
meslekten men cezası verilir.
Başa Dön
Tıbbi hizmetlere ticari yön verilmesi
Madde:45-
Hasta veya yakınlarından haksız çıkar sağlayan
veya bu amacı gözeterek başka kişi veya kuruluşlara hasta gönderen
veya görevli bulunduğu kurum ve kuruluşun hizmetlerini aksatarak
özel işyerlerine yönlendiren veya özel işyerinde teşhis veya tedavi
ettiği hastaya görevli olduğu kurumda ayrıcalık tanıyan veya belli
şirketlerden malzeme ve ilaç almayı öneren, özel işyerlerine hasta
gönderen veya ticari kuruluşlarla çıkar ilişkisi içinde bulunanlara
bir yıldan üç yıla kadar hapis, beş milyar liradan on milyar liraya
kadar ağır para ve ayrıca aynı süre kadar meslekten men cezası
verilir.
Başa Dön
Para cezaları
Madde:46- Bu Kanun’da öngörülen idari para cezaları,
gerekçesi gösterilmek suretiyle Sağlık Bakanı ve İl Sağlık Müdürünce
verilir.
İdari para cezalarına karşı yedi gün içerisinde yetkili sulh
ceza mahkemesinde itiraz edilebilir. İtiraz üzerine verilen karar
kesindir. Bu cezalar, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü
Hakkında Kanun uyarınca tahsil olunur.
Bu Kanun uyarınca verilen para cezaları, 765 sayılı Türk Ceza
Kanunu’na 7.12.1988 tarih ve 3506 sayılı Kanun ile eklenen Ek Madde
2 uyarınca artırıma tabidir.
SEKİZİNCİ BÖLÜM
Son Hükümler
Yönetmelikler
Madde:47-
Bu Kanun’un yayımı tarihinden itibaren altı ay
içerisinde aşağıda gösterilen yönetmelikler Bakanlıkça hazırlanarak
yürürlüğe konulur.
a)Olağanüstü Durumlar ve Acil Hallerde Hasta Sevki Yönetmeliği,
b)Sağlık Personelinin Çalışmalarının Kredilendirmesi,
Akreditasyonu ve Tıbbi Uygulama Yetki Belgesi Verilmesine Dair
Yönetmelik,
c)Kalite Güvence Bölüm ve Komisyonlarının Kurulması Hakkında
Yönetmelik
ç)Tıbbi Kötü Uygulama İzleme ve Değerlendirme Üst Kurulunun ve
Kurullarının Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik
d)Standart Tanı ve Tedavi Protokollerini Gösterir Yönetmelik,
e)Bilimsel Araştırma Yapma İzin Yönetmeliği
Başa Dön
Değiştirilen hükümler
Madde:48- 29.05.1979 tarihli ve 2238 sayılı Organ ve Doku
Alınması, Saklanması ve Nakli Hakkında Kanun’un 15 inci maddesinin
sonuna “bunlar hakkında ayrıca ömür boyu kamu hizmetlerinden
yasaklılık ve meslekten men cezası verilir” cümlesi ilave
edilmiştir.
Geçici Madde:1-
Bu Kanun’un yayımlandığı tarihte
çalışmakta olan ve Kanun kapsamına giren sağlık personeli ile sağlık
kurum ve kuruluşları, altı ay içerisinde sigorta yaptırmak
zorundadırlar.
Geçici Madde:2- Bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten
önce meydana gelmiş olup, henüz yargıya intikal ettirilmemiş olan
tıbbi kötü uygulamalar hakkında, ceza hükümleri hariç olmak üzere bu
Kanun hükümleri uygulanır.
Yürürlük
Madde:49-
Bu Kanun’un geçici 1 inci maddesi yayımı
tarihinde, diğer maddeleri yayımından altı ay sonra yürürlüğe girer.
Yürütme
Madde:50-
Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
Başa Dön